Üniversite sınavlarıyla düzgün bir okula girebilmek giderek zorlaşınca, öğrenciler alternatif eğitimlere yönelmeye başladılar. 80’lerin ortasından bu yana, dil okulu, üniversite derken yurtdışı eğitim danışmanlığı bir bacasız sanayi haline geliverdi. Sadece dil okulu ve work and travel programı arıyorsanız, özellikle büyük şehirlere size yardım edecek yüzlerce danışman var. Ama onlardan bahsetmiyoruz. Bahsedilen danışmanların sayısı Türkiye’de bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. Kimlerden mi bahsediyoruz? Tamamen öğrenci odaklı çalışan, öğrenciyi gerçekten tanımak için zaman harcayan, okul seçiminde bilgisiyle öğrenci ve velilere destek olan, doğru zamanda doğru okulu doğru öğrenciyle buluşturabilen, başvuru sürecinin her aşamasına hâkim, yurtdışındaki üniversitelerdeki değişiklik ve yenilikleri yakından takip eden, bu konuda yazılmış tüm yayınları okuyan, devamlı kendisini geliştiren, araştırmacı ve sorgulayıcı profesyonellerden bahsediyoruz. 

Özetle, ancak öğrenciye yol gösterme sorumluluğunu alabilecek donanıma sahip ve bu işi ahlaki ve etik bir şekilde yapan kişiler danışmanlık tanımı içindedir. Danışmanın tanımından sonra, bir de görevlerine bakalım.

Türkiye’de genelde rehberlik servisi veya okul idarecileri öğrencilere bu konuda yardımcı oluyorlar, fakat asli görevleri bu olmadığından ve üniversitelerden kabul almak gittikçe zorlaştığından, çoğu öğrencinin yukarıda bahsedilen özelliklere sahip bir danışman ihtiyacı ortaya çıkıyor. Aksi takdirde yeteri kadar bilgilendirilmeden, el yordamıyla okul seçebilirsiniz ki bu durumda da seçtiğiniz okulun sizin için doğru okul olma olasılığı düşüktür. 17 yaşında bir öğrencinin tüm başvuru sürecini kendi kendisine gerçekleştirmesi beklenemez. Öğrenci, aile, okul ve danışman iş birliği ile en iyi sonuçlara ulaşmak daha kolay olacaktır. Bazı durumlarda, aile öğrenciden daha çok bu sürecin içinde yer alıyor; bu çok yanlış bir tutum. Önündeki dört yılı orada geçirecek olanın öğrencinin kendisi olduğunu ve bu hayatın onun hayatı olduğunu devamlı hatırlatmakta fayda var. Başvurular konusunda yönlendirici danışman da olsa, aile bireyi veya bir aile dostu da olsa, tüm süreç ve sürecin takibi öğrencinin sorumluluğundadır. 

Peki iyi ve doğru bir danışmanı bulduğunuzu nasıl anlarsınız? Her şeyden önce bu öğrencinin kararı olmalı çünkü uzun soluklu bu süreçte danışmanla çalışacak olan öğrencinin bizzat kendisidir. İyi bir danışman, öğrencileri arasında ayırım yapmadan, elinden gelenin en iyisini yaparak öğrenciyi doğru okula yönlendirebilen kişidir. Üniversite öğrencileri ile iyi ilişkiler içindedir, iyi bir dinleyicidir, yaş nedeniyle kimlik problemleri yaşayan ve kendisinden erişkin kararları alması beklenen öğrencinin sırdaşı, dostu ve rehberidir.



Danışman, öğrenci ve ailenin sosyal ve kültürel yapısını tanır. Beklentileri saptar, gerçekçi ipuçları verir, öğrenci için uygun okulları listeler, listeyi daraltmak için öğrenci ile çalışır. Öğrencinin üniversiteleri daha yakından tanımasını sağlar, başvuru formlarını temin eder ve onların doğru doldurulmasını sağlar. Olası ‘essay’ konularını tartışır, öğrenciyle beyin fırtınası yapar, ‘essay’lerin politik olarak uygun olup olmadığını kontrol eder. Tüm ‘deadline’ları takip eder, aileye sürekli bilgi verir, dokümanların gitmesi gereken yere zamanında gitmesini sağlar. Kabul/ret sürecinde okullarla konuşur, öğrencilerine değer katar ve cevaplar geldikten sonra okul seçiminde yardımcı olur.

Gördüğünüz gibi, danışmanın görev tanımı geniş kapsamlıdır. Danışman bazen İngilizce öğretmeni olur; ’essay’leri okur ve değerlendirir, bazen muhasebeci olur; burs başvurularının doldurulmasına yardımcı olur. Bazen matematik hocası kılığına bürünür; öğrencilerin ortalamalarını hesaplar, bazen psikologdur; aile sorunlarını tüm detayları ile dinler ve duyar, kimi zaman; bir postane çalışanı gibi gidecek mektupları düzenler, bazen kütüphane görevlisidir; katalog, broşür temin eder, bazen mülakat yapan olur; öğrencilere görüşmeler için antrenörlük yapar, bazen istatistikçidir; raporlar yazar, dosyalar tutar. Sonuçlar öğrencileri mutlu ettiğinde ise, bir hayal gerçekleştiricisi olduğunu fark edip kendisi de mutlu olur. Danışmanınıza karşı açık ve dürüst olmaktan sakın çekinmeyin. Ailelerin yurtdışındaki okulları kendi başlarına aramalarını önermiyoruz; okullar tüm konuşmaları not ederler, ya kendiniz arayın ya da bu işi danışmanınıza devredin! Sizin adınıza ‘essay’ yazacağını söyleyen veya size belli okullara girme garantisi veren akreditesi olmayan danışmanlardan da kesinlikle uzak durun. 

 

Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı